top of page

Tükenmişlik Sendromu: Belirtileri, Nedenleri ve Gerçekten İşe Yarayan Şeyler

Yazarın fotoğrafı: Gizem Şahan
Gizem Şahan
11 dakika önce
6 dakikada okunur
Tükenmişlik Sendromu: Belirtileri, Nedenleri ve Gerçekten İşe Yarayan Şeyler - Gizem Şahan

Pazartesi sabahı, kahve elinde, laptop açık. Gelen kutusunda kırk iki okunmamış mail var ve sen hiçbirine dokunmadan ekrana bakıyorsun. Yorgun olduğunu biliyorsun ama bu, iyi bir uykuyla geçecek türden bir yorgunluk değil. Hafta sonu dinlendin, hatta bir gün hiç telefona bakmadın. Yine de pazartesi geldiğinde içinden aynı cümle geçiyor, "Ben bunu neden yapıyorum?"


Bu cümleyi ilk kez duymuyorum. Birlikte çalıştığım insanlardan sık duyduğum bir cümle bu ve çoğu zaman onu söyleyen kişi işini kötü yapan biri değil. Tam tersine, yıllarca fazlasını yapmış, her yangına koşmuş, "sen hallettin mi tamam" denilen kişi. Bilbo Baggins'in Yüzük Kardeşliği'nde anlattığı o hissi çok iyi bilen biri, çok fazla ekmeğe sürülmüş tereyağı gibi incelmiş, gerilmiş.


İşte tam burada tükenmişlik sendromu (burnout) devreye giriyor.


Tükenmişlik sendromu nedir, gerçekten bir hastalık mı?


Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2019'da tükenmişliği Uluslararası Hastalık Sınıflandırması'nın on birinci sürümüne (ICD-11) dahil etti, ama bir hastalık olarak değil, bir "mesleki fenomen" olarak. Yani WHO'ya göre tükenmişlik, başarıyla yönetilemeyen kronik iş yeri stresinden doğan bir sendrom ve özellikle iş bağlamına ait bir kavram.


WHO bu sendromu üç boyutla tarif ediyor. Birincisi enerjinin tükenmesi ya da derin bir bitkinlik hissi. İkincisi işe karşı artan zihinsel mesafe, olumsuzluk ya da sinizm. Üçüncüsü de mesleki yeterlilik hissinde azalma, yani "eskiden yapabiliyordum, şimdi beceremiyorum" duygusu.


Bu üçlüyü bilmek önemli, çünkü tükenmişlik sadece yorgunluk değil. Yorgunluk tek başına çok şey anlatmayabilir. Asıl ayırt edici olan, yorgunluğun yanına mesafenin ve yetersizlik hissinin eklenmesi.


Bir şeyi de nazikçe söylemek isterim. Bu yazı bir tanı aracı değil. Tükenmişlik belirtileri depresyon, anksiyete ya da bazı fiziksel rahatsızlıklarla da örtüşebilir. Uyku, iştah ya da yaşama isteğinde ciddi bir değişiklik fark ediyorsan, bir ruh sağlığı uzmanından ya da hekimden destek almak en doğru adım olur.


Tükenmişlik belirtileri nelerdir?


Tükenmişlik çoğu zaman sessizce gelir. Bir sabah uyanıp "tükendim" demeyiz, önce küçük şeyler değişir.


Eskiden keyif aldığın toplantılar artık sadece takvimde dolu bir kutu gibi görünmeye başlar. Ekip arkadaşlarının başarısına sevinmek yerine "yine bana iş çıkacak" diye düşünürsün. Akşam eve geldiğinde konuşacak enerjin kalmaz, ama yatağa uzandığında zihnin durmaz. Hafta sonları dinlenmek yerine pazartesiyi beklemekle geçer.


Belki en sinsi belirti de şu, kendine karşı artan sertlik.


İşini hala yapıyorsun, belki dışarıdan bakan biri hiçbir şey fark etmiyor bile. Ama içeride "eskiden daha iyiydim" diyen bir ses büyüyor. WHO tanımındaki üçüncü boyut, yani azalan mesleki yeterlilik hissi, tam olarak bu sesin adı.


Burnout nedir, sıkılmaktan ya da yanlış işte olmaktan farkı ne?


Burada üç durumu birbirinden ayırmak istiyorum, çünkü karıştırıldıklarında çözümler de yanlış yere gidiyor.


Sıkılmak az yükten gelir. Zihnin yeterince meşgul değildir, yeni bir şey öğrenmiyorsundur, günler birbirinin kopyası gibidir. Sıkılan biri genellikle daha fazla meydan okuma ister.


Yanlış yerde olmak ise bir uyum sorunudur. İşin değerlerinle, yeteneklerinle ya da hayatta gitmek istediğin yönle örtüşmüyordur. Bu durumda ne kadar dinlenirsen dinlen, o his büyük ihtimalle geri döner, çünkü sorun yorgunluk değil yön.


Tükenmişlik ise bambaşka bir hikaye, uzun süre taşınan bir yükün faturası.


Bu benzetmeyi seviyorum, çünkü tükenmişliğin nasıl biriktiğini çok iyi anlatıyor. Fatura bir anda gelmez, ay ay birikir. Her "tamam ben hallederim", her gece yarısı cevaplanan mail, her ertelenen tatil o faturaya eklenir. Sonunda bir gün ödeme vakti gelir ve sen bunun neden tam şimdi olduğunu anlamakta zorlanırsın.


Bazen bu üçü iç içe geçer elbette. Yanlış yerde uzun süre kalmak da tükenmişliğe davetiye çıkarabilir. Ama hangisinin ağır bastığını bilmek, neyi değiştirmen gerektiğini gösterir.


İş yerinde tükenmişlik neden olur?


Bu soruya en sağlam cevaplardan birini sosyal psikolog Christina Maslach ile örgüt psikoloğu Michael Leiter veriyor. İkili, 2016'da World Psychiatry dergisinde yayımlanan "Understanding the burnout experience" başlıklı makalelerinde, tükenmişliğin kişiyle işi arasındaki uyumsuzluktan beslendiğini ve bu uyumsuzluğun altı alanda ortaya çıktığını anlatıyor.


Bu altı alan iş yükü, kontrol, ödül, topluluk, adalet ve değerler.


İş yükü, kaynaklarının karşılayamayacağı kadar fazla talep olduğunda ortaya çıkar. Sadece saat sayısı değil, dinlenmeye fırsat bırakmayan tempo da buna dahil.


Kontrol, işini nasıl yapacağına dair söz hakkının olup olmamasıyla ilgili. Sorumluluk sende ama karar başkasındaysa, o arada sıkışan şey senin enerjin olur.


Ödül sadece maaş değil. Görülmek, takdir edilmek, emeğinin bir karşılık bulduğunu hissetmek de bu alanın içinde.


Topluluk, birlikte çalıştığın insanlarla kurduğun bağ. Destek, güven ve aidiyet azaldığında aynı iş çok daha ağır gelir.


Adalet, kararların ve fırsatların eşit dağıtılıp dağıtılmadığına dair algımız. Haksızlık hissi, sinizmin en hızlı yakıtlarından biri.


Değerler ise belki de en derindeki katman. Yaptığın işin sana anlamlı gelmesi, şirketin söyledikleriyle yaptıklarının örtüşmesi.


Maslach ve Leiter'in yaklaşımında beni en çok etkileyen şey, tükenmişliği bir bireysel zayıflık olarak değil, kişi ile ortam arasındaki ilişkinin bir sonucu olarak görmeleri. Yani sorun her zaman sende değil. Ama çözümün bir kısmı her zaman sende.


"No artist can work simply for results; he must also like the work of getting them." Robert Farrar Capon

Hiçbir sanatçı yalnızca sonuç için çalışamaz, o sonuçlara ulaşma emeğini de sevmesi gerekir.


Tükenmişlik sendromu nasıl geçer, gerçekten işe yarayan ne?


Önce işe yaramayan şeyi söyleyeyim. Tükenmişliği tek başına bir tatille çözmeye çalışmak. İzinler tabii ki çok önemli, tatil iyi gelir, fakat döndüğünde aynı altı alan aynı haliyle seni bekliyorsa fatura kesilmeye devam eder.


İşe yarayan şey, yükün nereden geldiğini görmek ve en azından bir alanda küçük ama gerçek bir değişiklik yapmak.


Yönetici ve kurucularla çalışırken sık gördüğüm bir şey var. Çok parlak zihinler, kendi tükenmişliklerini de bir problem çözme görevi gibi ele alıyor ve tek başlarına çözmeye çalışıyor. Ben buna İtirazsız Zihin diyorum, yani kimsenin artık itiraz etmediği, kendi kendine konuşan parlak bir zihin. Tükenmişlikte bu zihin genellikle aynı cümleyi tekrarlar, "biraz daha dayanırsam geçer." Çoğu zaman geçmiyor (maalesef).


Mühendislikten gelen biri olarak bunu bir sistem sorusu gibi düşünmeyi seviyorum. Bir makine sürekli ısınıyorsa, operatöre "daha az ısın" demeyiz. Önce yükü, sonra soğutmayı, sonra da makinenin zaten o iş için tasarlanıp tasarlanmadığını kontrol ederiz. İnsan elbette makine değil, ama bu soru sırası işe yarıyor. Neyi taşıyorsun, nerede dinleniyorsun ve bu yük gerçekten senin taşıman gereken bir yük mü?


Haruki Murakami'nin bir roman yazarken kurduğu düzen bana hep iyi bir örnek gibi gelir. Sabah dört civarında kalkıyor, birkaç saat yazıyor, öğleden sonra koşuyor ya da yüzüyor ve akşam dokuz gibi yatıyor. Kendisi bu tekrarın neredeyse bir tür hipnoz gibi çalıştığını ve uzun soluklu işi taşımasını sağladığını anlatıyor. Yükü azaltan şey bazen daha az çalışmak değil, işin etrafına kurulan sağlam bir düzen olabiliyor.


Aşağıdaki deneyler hazır bir çözüm değil. Kendini gözlemlemen için küçük denemeler.


"Finish every day and be done with it." Ralph Waldo Emerson

Her günü bitir ve onunla işini kapat.


Tükenmişliğe karşı küçük deneyler


1. Altı alanı puanla. Bir kağıda iş yükü, kontrol, ödül, topluluk, adalet ve değerler yaz. Her birine 1'den 5'e kadar puan ver. En düşük puanı alan alan, enerjinin en çok sızdığı yer olabilir. Hepsini birden düzeltmeye çalışma, sadece birini seç.


2. Bir "hayır" cümlesi hazırla. Gelecek hafta gelecek bir talebe vereceğin nazik ama net bir cevabı şimdiden yaz. "Bunu bu hafta alamam, gelecek salı bakabilirim" gibi. Önceden hazırlanmış cümle, anlık suçluluk duygusuna karşı küçük bir kalkan olur.


3. Kontrol alanını genişlet. İşinde sana ait olan küçük bir kararı bul. Toplantı saatini, bir raporun formatını, öğle arasının nerede geçeceğini. Küçük kararlar, kaybolan özerklik hissini geri getirmeye başlar.


4. Bir kişiye gerçekten anlat. Yöneticine, bir arkadaşına ya da bir uzmana, "son zamanlarda zorlanıyorum" demek. Topluluk alanı kendiliğinden onarılmaz, birinin ilk adımı atması gerekir. O kişi bu sefer sen olabilirsin.


5. Günün sonunu işaretle. İşin bittiğini bedenine anlatan bir ritüel seç. Laptopu kapatıp bir çantaya koymak, kısa bir yürüyüş, kıyafet değiştirmek. Evden çalışanlar ve farklı saat dilimlerinde ekiplerle çalışanlar için bu sınır özellikle hayati.


6. Değer kontrolü yap. Bu hafta yaptığın işlerin içinden sana gerçekten anlamlı gelen bir tanesini yaz. Hiç bulamıyorsan, bu da bir veri. Belki sorun sadece tükenmişlik değil, yön de olabilir.


Peki ne zaman profesyonel destek almalı?


Belirtiler haftalar boyunca sürüyorsa, uyku ve beslenme ciddi biçimde bozulduysa, hiçbir şeyden keyif alamıyorsan ya da kendine zarar verme düşünceleri aklından geçiyorsa, beklemeden bir ruh sağlığı uzmanına ulaş. Koçluk bu süreçte değerli bir destek olabilir, ama tıbbi ve psikolojik desteğin yerini tutmaz.


Yardım istemek, yükü bırakmanın belki de ilk ve en cesur hali.


Tükenmişlik, çok uzun süre güçlü kalmaya çalışmış birinin bedeninin ve zihninin sonunda "yeter" demesi. O sesi bir zayıflık olarak değil, bir bilgi olarak duymaya başladığında, fatura küçülmeye başlar.


"Almost everything will work again if you unplug it for a few minutes, including you." Anne Lamott

Birkaç dakikalığına fişini çekersen neredeyse her şey yeniden çalışır, sen de dahil.


Belki bugün bütün yükü bırakamazsın, ama hangi taşı neden taşıdığını sorabilirsin.


Sevgilerle,


Gizem

Bu yazı sizde bir soruyu harekete geçirdiyse, birlikte bakabiliriz: Bireysel Çalışmalar · Kurumsal Çalışmalar

bottom of page