top of page
TANIŞALIM

İsteyemiyorum...

  • Yazarın fotoğrafı: Gizem Şahan
    Gizem Şahan
  • 2 Tem 2019
  • 3 dakikada okunur

Bana gelen en fazla mesaj ve soru ne ile ilgili biliyor musunuz?


Biliyorsunuz, biliyorsunuz :) Tüm yazılarımda yazıyorum, hatta bu yüzden yazılarımı yazıyorum, ama okumamış olanlar için hatırlatmak isterim.


Bana en fazla söylenen cümle şu: "Ne istediğimi bilmiyorum?!"


Bunu çok düşündüm ve aslında az önce şunu fark ettim. Peki istemeyi biliyor muyuz? Sanki bir şeyleri çok ama çok istemeliyiz, heveslenmeliyiz; amacımız, tutkumuz ve enerjimiz hep o şey üzerinde olmalı. Sadece ona odaklanabilmeliyiz. Ne istediğimizi bilmek zorundayız.

Hmm, işte burada denklem biraz karmaşıklaşıyor. Çünkü "ne istediğimi bilmiyorum" cümlesinin altında birden fazla duygu ve anlam gizli.


Çoğumuz "isteyemiyor", hatta yardım ve destek de isteyemiyor. Neden mi? Biraz ego, biraz toplum… Yardım istemenin güçsüzlük ve zayıflık olduğunu sanıyoruz. O zaman siz henüz yardım istemeden, ben sizler için bir liste hazırladım.


"Ne istediğimi bilmiyorum" cümlesinin altında aşağıdakilerden hangileri size daha tanıdık geliyor?


1. Kararsızım: Birden fazla seçenek arasında karar veremiyorum.


2. Umutsuzum: Seçeneklerim yok, yetersiz olduğum için sanki bir şey yapamayacakmışım gibi geliyor.


3. Korkuyorum: Mevcut durumumdan mutsuzum fakat yeni bir adım atmak bana korkutucu geliyor.


4. Tükenmişim: Bir şeyler yapmak istiyorum, hatta "yapmam gerek" ama ne zamanım ne enerjim var.


5. Bilmiyorum: Kendimi, yeteneklerimi ve neler yapabileceğimi bilmiyorum. Üzerinde çok düşünmedim, hatta nasıl düşüneceğimi de bilmiyorum. Biri bana ne yapmam gerektiğini söylesin, buna ihtiyacım var.


6. Maymun İştahlıyım: En azından ailem, etrafımdakiler böyle olduğumu söylüyor. Bir şeye hevesle başlıyorum, ama sonra çabuk sıkılıp bırakıyorum. İç disiplinim yok ve yarım bıraktıklarım beni "ya bunu da yarım bırakırsam" diye paralize ediyor, ben de artık hiç başlamıyorum. Her şeyi aynı anda yapmak istiyorum, acelem var. Mutlaka hemen şimdi bilmem gerek.


7. Tembelim: Ben sadece ilgimi çeken şeyleri yapmayı seviyorum; diğer şeyleri yapmadığım için insanlar, özellikle anne babam tembel olduğumu söylüyor. Oysa bana angarya geliyor o işler, ondan yapmıyorum. Canım istediğinde hepsini bir çırpıda hızlıca yapıyorum.


8. Kayboldum: Önceleri ne istediğini bilen, hayatını kontrol edebilen biriydim; fakat ne oldu bilmiyorum, son yaşadıklarımdan sonra sanki hayatımı kontrol edemiyormuş gibi hissediyorum. Önceden herkes benden tavsiye isterken, şimdi kimseye verecek enerjim de tavsiyem de kalmadı.


9. Parayla bir derdim var: Para kazanmanın şart olduğunu biliyorum. Mevcut işimi de sadece para için yapıyorum ama hak ettiğimden az kazanıyorum. Zam da isteyemiyorum, terfi de; bu durum beni sıkıştırıyor. Nasıl isteneceğini bilmiyorum, ayıp gibi geliyor.


10. Mutsuzum: Şimdiye kadar çok şey denedim. Kişisel gelişim kitapları, eğitimler, seminerler. Hala ne istediğimi bilmiyorum. Başarılı insanlara bakıyorum ve onlardan neyim eksik diye düşünüp mutsuz oluyorum. Oysa tek ihtiyacım ufacık bir destek, ufak bir itici güç. Ama bunu kendimde bulamıyorum.


11. Zorunluluklarım, sorumluluklarım var: Ben de bilirim, öyle girişimci olayım, kendi işimi kurayım; ama benim onlar gibi tuzum kuru değil. Kira var, faturalar var, çocukların okulu var, taksitler var. İşimi çok sevdiğim söylenemez ama mecburum. Ne istediğimi bilmiyorum çünkü istemek bir lüks; bu lükse sahip değilim.


12. Değersizim: Benden hiçbir şey olmaz. Üniversiteyi de vasat bir üniversitede okudum. Yabancı dilim yok. Yeteneğim yok. Aslında hünerliyimdir, çalışkanımdır, bir işi verirlerse yaparım ama beni kim ne yapsın? Herkes benden daha iyiyken bana kimse bakmaz.


13. Kriz var, işsizlik var, piyasanın durumu kötü: Bunlar varken benim adım atmaya, istemeye, hakkımı talep etmeye gücüm olamaz ki. Zaten herkes işsiz; ben en iyisi mevcut koşullarda devam edeyim. Aslında ne istediğimi bilir gibiyim, keyif aldığım şeyler de var, yapmaya çalışıyorum ama düzenimi bozamam şu an.


Daha çok sayardım ama 13'te bırakmak istedim, malum uğursuz rakam. Oradan aklınızda kalmasını isterim ki tüm bu maddeler aslında bizim sabotajcılarımız.


Eminim ki bu maddelerden biri ya da birkaçı sizde vardır. Bunlar benim karşılaştığım sabotajcılardan birkaçı: yani iç sesimiz, bizi yapmak istediklerimizden alıkoyan ve bizi hayatta tutmaya çalışan sesimiz. Sabotajcılarımız sayesinde şu an bu yazıyı okuyabiliyorsunuz; yani o kadar da kötü değiller. Fakat bizi acıdan korurken aynı zamanda tatmin bir hayat yaşamamızı da engellediklerini çoğu zaman fark edemiyoruz.


Bunları iyileştirerek, kararlı bir şekilde geleceğe yönelik kararlar alıp harekete geçmek çok kolay değil; fakat sandığımız kadar zor da değil.


Peki, sormak isterim size… Siz "Ne istediğimi bilmiyorum" demeden önce, sabotajcınızın farkında mısınız?


Sevgilerimle,

Gizem

Yorumlar


bottom of page