top of page
TANIŞALIM

Bu Sabah Yataktan Neden Kalktın?

  • Yazarın fotoğrafı: Gizem Şahan
    Gizem Şahan
  • 13 Nis 2016
  • 5 dakikada okunur

Japonların çok sevdiğim bir kelimesi var: İKİGAİ


Anlamı: Sabahları yataktan kalkma sebebin...


Gerçekten de bu sabah yataktan kalkma amacın neydi?


Kolay bir soruyla başlayayım dedim. Ama aslında pek de kolay değil sanırım.


Biz büyüdükçe zaman daha hızlı geçiyor gibi geliyor. Hayat daha zorlaşıyor gibi geldiğinde aslında sadece daha hızlı akmaya başlıyor sanırım.


O yüzden kendimiz ile ilgili bir şeyleri değiştirmek istiyorsak da onu ertelemekten vazgeçip yapmaya başlamak gerek.


Her şeyi yapmak isteyip de hiçbir şey yapamıyorsan eğer, belki de durup bir bakman gerek: acaba ben gerçekten ne istiyorum? Ya da neyi yapabilirim? Neyi başarmak istiyorum?

Hakikatten ben ne yapmak istiyorum?


Kafan karışık mı biraz?


Hala "Benim bir şeye yeteneğim yok ki, olsa da onunla para kazanamayacağımdan korkuyorum..." diyorsan eğer, evet kafanın biraz karışık olmasını anlayabiliyorum.

Benim de karışıktı bir zamanlar. Hala da bazen karışabiliyor :) Ama bu gibi durumlarda hemen amacımı ve başarılarımı hatırlıyorum. Daha neler yapmak istediğimi... Neler başarmak... Ve hemen silkelenip kendime geliyorum.


Yetenek deyince nedense keman çalmak, şarkı söylemek ya da resim yapmak geliyor insanın aklına. Oysa ki pek de öyle değil. Tabii ki sanatsal yetenekler ayrı ve çok özeniyorum onlara. Fakat bir insanı iyi dinleyebilmek, etkili konuşabilmek, yaratıcı düşünebilmek, problemleri hızlı çözebilmek de yetenek.


Eğer hayatında bir şeyleri değiştirmek konusunda zorlanıyorsan, yalnız değilsin.

Çünkü konfor alanımızın dışına çıkmak istediğimizde 3 soru bizi aşağıya doğru çekiyor:

Yapabilir miyim? (Buna yeteneğim var mı?) · Yaparsam beğenilir mi? (Takdir edilir mi? İnsanlar ne der?) · Yeterince kaynağım var mı? (Para, güvence…)


İşte bu sorulara verdiğimiz yanıtlar o şeyi yapıp yapmamamıza sebep oluyor. Bir nevi sabotajcımız yani. Ama aslında o kadar da kötü değil; çünkü onun sayesinde hayattasınız. Sabotajcınız sizi korur. Acı çekmemeniz için sizi tanıdık olanda tutmaya çalışır ama korur.

Fakat tam da şu an bu sesleri en azından 3 dakika susturmanı rica ediyorum.


Yapabilir misin?


Birinci Adım: Yeteneklerini Keşfetmek


Biliyorum başkalarının sana neyi yapıp yapmayacağını söylemesinden pek de hoşlanmıyorsun, ama eğer yeteneklerini geliştirmek istiyorsan biraz araştırman gerekecek. Var olan yeteneklerini geliştirirken belki henüz bilmediğin diğer yeteneklerini de araştırmak istemez misin?


"Picasso'nun çizdiği bir resmi gören bir adam: 'Fakat bu balığa benzemiyor.' Picasso: 'Zaten o balık değil, resim."


Eğer istiyorsan ve hazırsan, yeteneklerini nasıl geliştirebilirsin ve onları nasıl kullanabilirsin, elimden geldiğince paylaşmak isterim.


İkinci Adım: Yeteneklerini Geliştirmek


1. Pratik Yap


Yetenek tabii ki önemli ama geliştirmezsen eğer körelmeye mahkum. Lamarck'ın "kullanılmayan organlar körelir" hipotezi yeteneklerimiz için de geçerli. Ne kadar yetenekli olursan ol, kendini geliştirmezsen istediğin kadar iyi olamayabilirsin.


Ünlü flamenko gitaristi Paco de Lucia ölmeden önce bile her gün 8 saat gitar pratiği yapıyordu. Sence neden?


Doğuştan çok yetenekli insanlar biliyorum, uzun vadede başaramıyorlar çünkü pratik yapmalarına gerek yok sanıyorlar. (Bunlardan biri de bendim, itiraf etmem gerekirse.)

"If you want to be a runner, RUN. If you want to be a writer, WRITE!", Gizem Şahan

Her gün belirli bir saat aralığını yeteneğim olduğunu düşündüğüm şeye ayırıyorum ve bunu da yapıyorum. Eğer yazmaya yeteneğin varsa, işe gitmeden önce ya da yatmadan önce yarım saatini ayır buna lütfen. Eğer basketbol oynamaksa yeteneğin, sahaya çık.


Bir de en yeteneksiz olduğun alanları düşün lütfen. Hayatta "bunu yapamam" dediğin şeyleri. Onları da dene en azından bir süre. İzle ve gör. Gerçekten de o kadar yeteneksiz misin, yoksa kendini buna mı inandırmışsın?


2. Negatifliği Bir Kenara Bırak


Yetenekli ya da değil, negatif düşünme kadar insanı aşağı çeken başka bir şey yok. Bu bakış açınla ne kadar kolay başa çıkabilirsen, yeteneklerini keşfetmen ve geliştirmen o kadar kolay olacak. Çünkü sürekli kendinden şüphe ederek vakit kaybetmeyeceksin.


"Amaaan boşver" deme lütfen. Kendinden özür dile; gelecekteki senden ve 5 yaşındaki halinden. Bugün şu an bir şey yapmıyorsan eğer, kendine haksızlık ettiğinin farkına var ve üzerinde çok düşünme. Özür dile ve işe koyul.


Düşünce paternlerini izle. Negatif düşünmeyi fark etmenin ilk yolu ne zaman hissettiğinin farkına varmaktır. Hemen not et böyle anları. Böyle anlarda kendin hakkında, olaylar hakkında, yeteneklerin hakkında nasıl düşünüyorsun? Nasıl hissediyorsun?


Her gün yatmadan önce o gün neler olduğunu bir düşün. Sabah yataktan kalkmadan o gün neler yapmak istediğini düşün. Hayal et.


"You don't drown by falling in the water. You drown by staying there."

Güne başlarken ilk verdiğimiz karar o yataktan kalkmaktır. O yüzden en az 30 saniye bir düşün kalkmadan. Bugün neler yapabilirsin?


Değiştirmenin ilk yolu gözlem yapmaktır. Eğer yıkıcı bir düşünce paterni seni yakaladıysa hemen sebebine odaklan. Değiştirebiliyor musun bu sebebi? O zaman değiştir. Kontrolün dışında mı? O zaman çok da üzerine gitme.


İnsanın en büyük düşmanı yine de kendisidir. Kendini azarlarken ya da suçlarken tonunu değiştir. Daha yapıcı olmaya çalış. "Bugün hiçbir şey yapmadım" diyorsan eğer, hiçbir şey yapmaman imkansız. Geliştirmek istediğin yeteneğinle alakalı neler yaptığını fark et. Ve güçlendir.


3. Kendine ve Diğer Canlılara Karşı Nazik Ol


Çoğu zaman yeteneksizliklerimizden dem vurup etrafımızdaki insanlara dert yanarız. Biz de sadece rahatlamak isteriz. Anlatıp rahatlamak.


"When people talk, listen completely. Most people never listen.", Ernest Hemingway

İyi de fazla rahatlarsan bir şeyi değiştirmezsin ki. Değiştirmene gerek kalmaz. Sen lütfen önce kendine sonra da çevrendekilere nazik ol. Merhamet ve sevgi çok güzel inan.

Dene lütfen. Dinle, anla, anlat, paylaş, yarat...


Yaprağa dokun işe giderken, bir kediye mama bırak, tanımadığın bir insana günaydın de... Bizler ne zaman bu kadar bencil, hırpani ve yabani olduk?


4. Kendine Meydan Oku


Merak etme, bu dünyada güzel şeyler de oluyor. Ama sen kendi konfor alanında görmek istediklerini görüp duymak istediklerini duydukça kendine meydan okuman pek de olası değil. Yeteneklerin belki de seni terleten, acı veren ve biraz zorlayan o dönemecin hemen sonunda. Nereden biliyorsun?


Eğer sen kendi sınırlarına meydan okumuyorsan, ya da eski alışkanlıklarına, insanlar da seni böyle kanıksayacaklar artık.


Başkalarına yapmak istediklerini söylediğinde, hedefini paylaştığında onu yapma ihtimalin artıyor. Paylaştıkça biraz daha gaza geliyoruz anlayacağın.


5. Başka Şeyler Yap


Yeteneğin için alışılmamış çıkış noktaları bul. İşinle yeteneğini kesiştirecek alanları araştır. İş dışında yeteneğini kullan. Toplum için bir şeyler yap.


Eğer hemen aklına seni tatmin eden bir cevap gelmiyorsa araştır lütfen. Her gün yaptığın şeylerin yanında başka şeyler de yap. Dene. Gözlemle. Yap!


6. Her Şeyin Senin Kontrolünde Olduğunu Düşünmekten Vazgeç


Kontrol etme; hadi sadece 1 dakika kontrol etmeden düşünmeye çalış, bakalım neler olacak?


Kendine çok yüklenme lütfen. Bu hayatta bazı uygun olmayan kararlar vermiş olabilirsin.


Yanlış seçimler yaptığını düşünebilirsin. Kendine kızıp acıyarak bunların üstesinden gelemezsin.


Kendini kurban gibi hissetmekten sıkılmadın mı hala?


Umarım başımıza kötü şeyler gelmez ama gelebiliyor ve bu çoğu zaman senin kontrolünde değil. O yüzden kontrol edebileceklerine odaklan. Çağımızın hastalığı "control freak"lik. Ama bunun ortaya çıkışında korku ve acının yattığını, artık acı çekmek istemediğimizi çoğu zaman bilemiyoruz.


O yüzden düşüncelerine biraz ara vererek sevdiğin şeyleri yapmaya başla. En azından dene lütfen. Mesela belki başka bir şeyler istiyorsun, kim bilir.


"I have no special talents. I am only passionately curious.", Albert Einstein

Var olduğunuz için, sorguladığınız için, kendiniz olduğunuz için çok teşekkür ederim.


Sevgilerimle,

Gizem

Yorumlar


bottom of page