Kültür Mahallesi No:18, Etiler - İSTANBUL

05447613082

gizemsahan@gizemsahan.com

 

this web site (www.gizemsahan.com)  is proudly designed by ©gizem şahan 2014 - 2020 all rights reserved

 

  • Gizem Sahan

Hayır HAYIR Demektir!



"Sen, yaşlı hizmetli ruhu...

Asla hiç kimse sana özgürlüğe giden yolu göstermedi ve senin elinden hiçbir şey gelmiyor.

Sen tıpkı termitler gibi tüm çatı deliklerini kapatarak,

kendi huzurunu kendin inşaa ettin;

oysa ki o deliklerden sana ışık geliyordu

ve sen

ışığa o deliklerden bakıyordun.

Sen mülki güvenliğe sığındın...

Bu mütavazi sığınağı fırtınaya, seyelana ve yıldızlara karşı kurdun.

Sen kendini büyük sorunlarla huzursuz etmek istemiyorsun;

insanlığını unutmak için

yeterince çok şey yapmak

zorunda kaldın.

Kendini kainatta yolunu şaşırmış bir yıldız sakini gibi hissetmiyor, yanıtlarını almadığın soruları

sormuyorsun...

Henüz vakit varken, kimse seni alıp götürmeye çalışmadı;

şimdi yapılmış olduğun balçık tamamen

kuru ve katı;

içinde gizlenen ilahi ses, kendini duyurmak için

asla uyanmayacak:

o öldü!

Belki bir zamanlar senin içinde de yaşamış olan

yazar,

müzisyen,

yıldız gözlemcisi

öldü."

Saint Exupery

Çoğu zaman bizlere Hayır'ları Evet'e çevirmenin yolları anlatıldı, kişisel gelişim kitaplarında, seminerlerde, eğitimlerde…Özellikle ikna ve satış alanındaki bu eğilim inanın bana her zaman doğru değil. Bazen Hayır sadece Hayır demektir. Siz ne yaparsanız yapın bunu değiştiremezsiniz. Bunu ya sessizce kabullenip başka bir yola yönelirsiniz, ya da Hayır cevabıyla birlikte içinizde kızgınlıkla ne yapacağınızı şaşırırsınız.

Ben size ilk yolu öneriyorum naçizane. Güzide ülkemizde şu sıralar yaşadığımız bu ağır ve üzücü gündemde bunu özellikle tekrar tekrar belirtmek istedim. İş yerinde mobbing neyse sokakta taciz de aynıdır, Kabul edilemez! Eğer siz sessizce uyum gösteriyorsanız çok üzgünüm ama bu yazının devamını okumamanızı öneriririm.


Etik (ahlak) herkes için farklı olabilir mi sizce? Benim için neyse senin için nasıl farklı olabilir? Nasıl “insan” oluyoruz o zaman? Birbirimizden içten yardımı, arkadaşlığı, dostluğu ve bir selamı esirgiyorsak, düşene elimizi uzatmıyorsak, zor durumdakilere yardım etmiyorsak biz nasıl “insan” oluyoruz öyleyse? Ne zaman unuttuk biz “insan” olmayı söylesenize? Sokakta hiç tasvip etmediğimiz olayları nasıl oluyor da kurumsal firmalarda sinemize çekiyoruz? Neden?

Bir çoğumuz yöneticimizden veya iş arkadaşlarımız tarafından mobbinge uğramışızdır, değer çatışması yaşamışızdır. Hayır diyememişizdir. Ne uğruna? Bazen kendi sesimizi unutup söylemek istediklerimizi yutmuşuzdur. Neden?

Kendimle neden mi çatışıyorum dersiniz? Çünkü her sabah uyandığımda insanlar için bir şeyler yapmaya çalışıyorum ben. Hala umudum var. Hala bu ülkede bir şeyleri iyileştirmeye çalışıyorum elimden geldiğince. Hala her gün, her dakika kendimi ve bu dünyayı nasıl iyileştiririm diye düşünüyorum ben. Peki neden? Neden çabalıyorum sizce? Çok mu boş? Çok mu romantik? Çok mu gereksiz?

Eğer yapmazsam benim içim boşalır, anlamsızlaşır her şey, matlaşır tüm renkler, solar…Yeğenimin o meraklı parlak gözlerine bakarak senin geleceğin için her şeyi yaptım canım diyemem…Yaşayamam ben bu yükle…Yapamam!

Peki sen?

Sen yapabilir misin?


Girişimci olmak, kadın olmak, o çok parlak kurumsal kariyerinizi bırakmak, istifa etmek, hem kendinizin hem de insanların potansiyellerinin farkına varmalarını sağlamaya çalışmak, koçluk yapmak, işte bunlar hiç de kolay değil. Dert dinlemek, çözümler üretmek, kolay mı? Değil!

Ama inanın bir saniyesinden bile pişman olmuyorum. Ben bunu yaşıyorum, yaşamaya devam edeceğim. Seviyorum çünkü, hayatların nasıl değiştiğine bu kadar yakından tanıklık etmek umut veriyor bana, güven veriyor gelecek için. Anlamlı geliyor. Elimden de bu geliyor.

Üretmek, yaratmak güzeldir. Kadın olmak da öyle. Kadınlar çoğaltır çoğu şeyi, erkeklerle birlikte, insanca yaşayarak. Güven içinde. Olasılıkları arttırırlar, ve haklı hayırları da.

Güzeldir kadın, sesi, korkuları, çırpınışları, yaratma edimi güzeldir.

''İçimizdeki karmaşanın temel nedeni; bir başkasının vaad ettiği gerçekliği arıyor olmamızdır.''

Keşke hayır demek zorunda kalmasaydık da güzel evetler, haklı evetler, seven evetler, direnen evetler, yaratan evetler, üreten evetler, hayal eden evetler olsaydı hayatımızda!

Neden mi hayır hayırdır bazen? Çünkü evetlisi değil, hayırlısı vardır bu ülkede!

Daha söylenecek çok şey var da kelimeler kifayetsiz bazen, işte böyle..

Size de hayırlı günler dilerim…Olabildiğince…

Sevgilerimle,

Gizem



4 görüntüleme