• Gizem Sahan

Her Şeyi Erteliyor Musun? Ama Bir Sor #NedenErteledim?



pro-cras-ti-na-tion |prəˌkrastəˈnāSHən, prō-|

the action of delaying or postponing something

Hatta bu yazının devamını okumayı bile erteleyecek misin?

Erteleme lütfen. Kendimi biraz paradoksluyorum, bu yazıyı okumak için de bir şeyleri erteleyeceksin ama sadece 4 dakika:)

Game of Thrones'un son bölümünü de izlemeyeyim mi? Sonra bir kaç bölüm daha dizi izlerim. Sonra bir kaç bir şey içerim. Facebookta kim ne yapmış bakmazsam olmaz.

Televizyonda saçma sapan bir şeyler de izlerim. (Ne?! Saçma sapan mı? Survivor saçma sapan değil bir kere, ya da O Ses Türkiye mi, o ne?) Ben youtube da bu videoya nasıl geldim? Ama ben daha çalışacaktım. Saat kaç olmuş?!


Pardon..

Bu arada ben yaklaşık 2 senedir televizyon izlemiyorum.

Bugün birazcık rahatsız edersem seni lütfen kusura bakma. Rahatsız olmazsak eğer bir şeyleri neden değiştirelim ki? O yüzden benimle olabildiğin için şu anda çok teşekkür ederim.

Hakikatten biz hayatımı, istediklerimi, yapmam gerekenleri, sevdiğim şeyleri, yeni insanlarla tanışma fırsatlarını….Neden erteliyorum? Neden erteliyoruz? Neden erteliyorsun?

Gerçekten neden?

Bilmiyor musun?

Hadi birlikte düşünelim...

1. Neden Erteleriz?


"Evet biliyorum bahar geldi, hava ısınıyor ve benim canım çok sıkılıyor.
Her sabah kalkıyorum yataktan ama neden olduğunu bile bilmiyorum.
Kararlar alıyorum hayatıma dair ama nedense hep erteliyorum.
İş aramam gerek ama kriz çıkarsa bana ne olur? Burada da rahatım aslında.
Yöneticim bana terfi vereceğini söyledi, Mayıs oldu hala ses yok. Yıl sonunu bekleyeyim ben en iyisi.
Biraz içe dönük olduğum için toplantılarda konuşmayı erteliyorum.
Spor yapmak istiyorum ama nedense evden çıkamıyorum.
Nasıl olsa o benden ayrılır, şimdilik ben bir şey demeyeyim.
Tatil mi? Pek param da yok. Al sana bir sıkıntı daha…"

Bunlar aslında bazen aklımızdan geçenler…Bu aralar çokça da duyduğum şeyler…

Uyumak ve uyuşturmaya odaklı yaşıyoruz.

Çok şey istiyoruz ve hiç bir şey yapmıyoruz.

Yok canım tabii ki sen değil, başkaları...(ben de bir arkadaşa bakıp çıkacaktım:)

"You may delay, but time will not." - Benjamin Franklin

Hepimizin başına gelmiştir. Sınava son gece çalışıp, uçağa son dakikada yetişmişizdir.

Hatta valizimizi son dakikada hazırlamış, yetişmesi gereken işimizi yöneticimiz bizden isteyene kadar yapmamışızdır.

"Yok canım ben mi? Ben hayatta ertelemem hiç bir şeyi!" (...Erteledi:)


Böyle diyen biri varsa, tanışmayı çok isterim inanın.

Bu yazıyı yazmadan önce ben de House of Cards izlemekle yazmak arasında kaldım. Ve çok sevdiğim bir danışanımla sabah bu konuyu konuştuğumuz aklıma geldi ve uyumak ya da dizi izlemek yerine saat 03:27 ve işte karşınızdayım.

“Most people live lives of quiet desperation and die with their song unsung.” - Henry David Thoreau

Ama ben şimdi biraz SİZİN düşünmenizi istiyorum. Hayal etmenizi. Yapmayı ertelediğiniz bir şeyi düşünün lütfen. Herhangi bir şeyi. Şimdi onu yapmaya karar verdiğiniz ve ilk yaparkenki halinizi hayal etmenizi rica ediyorum. Pek hoşunuza gitmeyen bir şey hissedeceksiniz. Bu hisse konsantre olun.

Ne o?

Adına ne derseniz diyin, bu hoş olmayan his, acının bir türü. Korku, kaygı, utanma, kırılganlık, pişmanlık, reddedilme….Bütün bunlar acının bir türü. Acaba hangisi sizde var?

İşte asıl önemli olan şey o.

Ne zaman bir şeyleri erteliyorsak aslında en temelinde bir türlü acıdan kaçıyoruz. Fiziki bir acı olmasına gerek yok. Konfor alanımızda kalıp acıdan kaçtığımızı kabul etmemiz, ertelemenin önüne geçmek için ilk adımı aslında.

Doğru tanıya yanlış tedavi süreci uzatır ama yanlış tanıya doğru tedavi öldürücü olabilir.

2. Ama Zamanım Yok!


İşte en favorim:) Hmm şey, ben biraz daha uyuyayım. Alarmı da 5 kez ertelemiştim zaten.

Ama Gizem zamanım yok.

Ben böyle durumlarda şunu söylüyorum. Mark Zuckerberg’in de, Elon Musk'ın da, Tesla’nın da, Einstein’ın da 24 saati vardı. Gün 24 saat. Hepimiz için.

Buluşlar, girişimler, belirli rahatsızlıkları çözmek için, işi daha kolay yoldan yapmak için yaratılmıyor mu?

İtiraf etmem gerekirse uzun yıllar öncesinde ben de böyleydim. Hatta hatırlıyorum da üniversiteden mezun olduktan sonra, bankalarla iş görüşmesi yapmaktan ve kibarca reddettiğim banka pozisyonlarından bunalmıştım. Çünkü ne müfettiş olmak ne de finans sektörü istemiyordum ben. (Oysa ki en sevdiğim derslerden biri makroekonomiydi)

Bu yüzden sadece bir kolun uzanacağı mesafede pizza, notebook, su ve LOST un ilk sezonları ile 2 gün geçirmiştim. (Bari sonu güzel bitseydi:) Sanırım, kurumsal hayatta çalışmak istemediğim için, bana dayatılanları kabul etmemek için sürekli bu süreci erteliyordum. İş görüşmesine gitsem elenmeyeceğimi biliyordum (özgüvene de bak!) ama işte CV mi güncelleyip başvuru yapmayı erteliyordum. Çünkü ne aradığımı bilmiyordum.


Tanıdık geldi mi? Söyleyin lütfen, insan böyle nasıl yaşar?

“Nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi geliyor.” diyen Sabahattin Ali gibi.

Hep diğer bahçe daha yeşil, diğer hayatlar daha eğlenceli, diğer insanlar daha mutlu…

İşte sosyal medya kandırmacasına hoşgeldiniz.

“Oysa o enerji bana bir gelse ohoooo neler yapmak isterim neler. Evi temizlerim, kışlıkları kaldırırım, parka gidip yürüyüş yaparım, hatta evcil hayvan bile besleyebilirim. Yapabilirim yani, ama yapmıyorum.”

Gerçekten mi?

3. Neler Yapabiliriz?


Hayatta ertelediğimiz şeylerin sonu yok, fakat neden ertelediğimizin sebepleri o kadar da fazla değil. Bu konunun uzmanı Dr. Joseph Ferrari bu söyleşide çok güzel anlatmış.

İçsel çatışmalarımız, yetiştirilme biçimimiz, kişilik özelliklerimiz; hayır diyemeyen, önceliklendiremeyen, acıdan kaçıp hazza yaklaşan ve hatta kararsız birine dönüştürmüş olabilir bizi. Ama bunun farkına vardığımızda ve bunun için çabaladığımızda bir şeyleri değiştirmeye başlayabiliriz. Destek isteyerek, paylaşarak.

Önce problemi iyi tanımlarsam onu çözebileceğimi farketmem zaman aldı. Kurumsal hayatta çalışmıyorsanız ve sizi kontrol eden bir yöneticiniz, ekranınızda alışveriş ya da haber sitesi açık olduğunda ayıplayan iş arkadaşınız da yok. O yüzden kendinizi kontrol etmeyi, hedeflerinizi ve planlarınızı çok daha sağlıklı yapmayı öğreniyorsunuz.

Yatsanız da para kazanamazsınız çünkü girişimciyseniz. Her sabah erkenden kalkıp (ya da şu an olduğu gibi saat 06:00 da hala uyumadan bir şeyler üretmeye çalışırsınız.) Ama işin en keyifli kısımlarından biri de yaratmak değil mi zaten? Birlikte yaratmak.

Sırf bu sebeple yeni bir hareket başlatmak istedim sizlerin de desteğiyle.

Çünkü "erteleme, üşenme, vazgeçme" gibi söylemler artık çözümsüz kalıyor. Tuhaf bir küçümsemeyle bakıyoruz hatta, anti klişe timi devreye giriyor.

Ve farkındayım www.yapdagorelim.com pek de işe yaramadı sanırım:)


Bu yüzden başka bir şeyler düşünmek gerek dedim kendi kendime ve dün akşam çalışmalara başladım. Tabii ki henüz çok yeni, sizlerin desteğini bekliyor...

İşte karşınızda: Neden Erteledim? (www.nedenerteledim.com)

Instagram, Twitter ya da Facebook üzerinden #nedenerteledim hashtagi ile yapmayı ertelediğiniz şeyleri, nedenleriyle paylaşmaya ne dersiniz?

Fotoğraf, video ya da maille...Nasıl isterseniz. Nasıl kolayınıza geliyorsa ve ertelemeyecekseniz o yöntemle paylaşabilirsiniz tecrübelerinizi.

Belki birlikte bir çözüm üretebiliriz. Bu bizim sosyal girişimcilik projemiz olsun. En yaratıcı nedenleri ve paylaşımları yapan beğenilen kişilere de istediklerini gerçekleştirmeleri için ücretsiz seans da benden:) Hadi bakalım, şimdi onlar düşünsün:)


Ben biraz romantik biriyim kabul ediyorum. Önceden bana bunu hakaret eder gibi söylerlerdi. Belki sana da söylüyorlardır. Benim insan odaklı, bir şeyleri değiştirmeye çalışan iflah olmaz bir hayalperest olduğum doğru sanırım. Şu an yaptığım işe ve hayallerime bakarak çok daha iyi anlıyorum. Önceleri utanırdım bundan, şimdi ise gurur duyuyorum!

Hala bir yerlerde aradığım şeyleri bulacağıma inanıyorum. Güzel ve anlamlı hikayeler arıyorum ben.

İnanıyorum.

Çabalıyorum.

Benimle birlikte çabalayan ve hayal kuran insanlar arıyorum.

Çok mu saçma?

Çok mu çocukça?

Çok mu romantik?

Belki öyle, belki değil...

Ama emin olduğum bir şey var: O da bu hayallerimi ertelersem çok geç olabileceği. Artık sürekli hayatı kaçırıyormuşum, bir şeylere geç kalıyormuşum gibi yaşamak istemiyorum ben.

Ya sen?

“The world will not be destroyed by those who do evil, but by those who watch them without doing anything.” - Albert Einstein

Birlikte yaratmak için lütfen paylaş. Bu dünyanın sana, tahmin ettiğinden daha çok ihtiyacı var!

Web sitesi: www.nedenerteledim.com
Instagram: @nedenerteledimki
Facebook: www.facebook.com/nedenerteledim
Twitter: @nedenerteledimk
Mail: nedenerteledim@gmail.com

Haydi o zaman, hazırsak, başlıyoruz:)

Görüşebilmek dileğiyle!

Sevgilerimle,

Gizem

PS: "Erteleme" ile ilgili çok keyifli ve inanılmaz bir TED konuşmasını sizlerle paylaşmak isterim. Kim bilir, belki ertelemezsek biz de bir gün o sahnede olabiliriz:) Siz de keyif aldıysanız, o minik like tuşuna basıp, paylaşırsanız çok mutlu olurum.


#nedenerteliyorum #procrastination #erteleme

54 görüntüleme

Kültür Mahallesi No:18, Etiler - İSTANBUL

05447613082

gizemsahan@gizemsahan.com

 

this web site (www.gizemsahan.com)  is proudly designed by ©gizem şahan 2014 - 2020 all rights reserved